Safra Kesesi Taşı Nedir?

Karaciğerin altında bulunan ve armut şeklinde küçük bir kesecik olan Safra Kesesi, karaciğerin ürettiği safra sıvısını depolar. Genellikle açlık halinde safra kesesinde biriken safra, burada konsantre edilerek depolanır. Sindirim sırasında ise, safra kesesi kasılarak içindeki safrayı bağırsağa boşaltarak, yağlı maddelerin emilimi gerçekleşir.

Safra kesesi içinde normalde bulunan, kolesterol veya pigmentlerin çökelti oluşturması sonucu ortaya çıkan yapılara ise safra kesesi taşı adı verilir. Safra içerisindeki maddelerin oranlarının bozulması sonucunda oluşurlar ve zamanla safra taşı şeklini alırlar.

Safra taşları kimlerde olur?

•    20 ile 60 yaş arasındaki kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere oranla üç kat daha fazladır. Genellikle safra kesesi taşlarının oluşumu 30-40 yaşlarında başlar ve yaşla birlikte artar.
•    Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır.
•    Yaş ve şişmanlık görülme sıklığını artırır.
•    Yaklaşık her dört kadından birinde ve her sekiz erkeğin birinde altmış yaşlarına varmadan safra kesesi taşları gelişebileceği tahmin edilmektedir.

Safra kesesi hastalığı olan kişilerdeki şikayetler nelerdir?

•    Safra kesesi taşı olan kişilerin % 70-80’inde şikayet yoktur (sessiz taş).
•    Karın sağ üst kısmında, sırta da vurabilen ağrı,
•    Şişkinlik hissi,
•    Gıdalara karşı tahammülsüzlük,
•    Bulantı,
•    Kusma.

Safra kesesi taşına bağlı hastalık, hangi hastalıklarla karışabilir?

•    Safra kesesi kanseri,
•    Apandisit,
•    Safra kesesi iltihabı (Kolesistit),
•    Pankreatit,
•    Safra kesesi mukoseli,
•    Gastrit,
•    Safra yolu iltihabı (Kolanjit),
•    Mide ülserleri,
•    Mide fıtığı ve reflü hastalığı,
•    Safra yolu kanseri,
•    Mide dönmesi (Volvulus),
•    Pankreas kanser.

Safra kesesi taşı komplikasyonları nelerdir?
Safra kesesi taşlarına ait komplikasyonlar büyük safra taşlarından ziyade özellikle 4 mm’den küçük safra taşları ve yoğun safra çamuru varlığında görülür.

•    Safra kesesinin aniden iltihaplanması,
•    Sarılık (Safra kanalına düştükleri zaman),
•    Pankreatit,
•    Kolesisto enterik fistül.

Safra kesesi taşının tedavisinde ne zaman ameliyat gerekir?

Safra kesesi taşları sorun oluşturursa tedavisi sıklıkla ameliyatla safra kesesinin alınmasıdır. Bu sorunlar;
•    Safra kesesinin aniden iltihaplanması,
•    Taşların bulunmasından dolayı hastada tekrar eden ve şiddetli nöbetler halinde gelen (kolik) sancı varsa,
•    Safra Kesesi taşı ile birlikte şeker hastalığının olması,
•    Safra kesesi taşının büyüklüğü tek ve 2 cm’yi geçmiş ise,
•    Safra kesesinde çok sayıda küçük taş var ise,
•    Safra kesesinde safra kumu ile birlikte iltihap belirtileri var ise,
•    Safra kesesinde taşların bulunduğu bilinmekteyse ve hasta kronik hazımsızlıktan, bulantı, gazdan veya bazı karın bölgesi ağrılarından şikayetçi ise,
•    Küçük taşların safra kanallı tıkamasından dolayı cerrahi sarılık (derinin sarı bir renk alması) gelişmişse,
•    Pankreatit hastalığı gelişmiş ise ameliyat önerilir.

Safra kesesi taşları kansere neden olur mu?

Evet, safra kesesi taşları %1 oranında kanser nedeni olabilirler. Bundan dolayıdır ki, belirtilere neden olsun ya da olmasın, safra kesesinde özellikle büyük (2 cm’nin üzerindeki çapta) taş olan kişilerde ameliyat önerilmektedir.

Safra kesesi taşının 3 cm’nin üzerinde olması durumunda, 1 cm çaplı safra taşları ile karşılaştırıldığında, kanser riskinin 10 kat arttığı bilinmektedir.

Safra kesesi kanseri 100.000 kişide bir kişide görülür. Safra kesesi kanserlerinin %75-90’ında safra taşı olduğu tespit edilmiştir. Porselen safra kesesi olarak adlandırılan safra kesesi duvarının kireçlendiği hallerde safra kesesi kanseri gelişme riskinin %10 kadar olduğu bildirilmektedir. Safra kesesi kanserlerinin %50 oranında ya genel taramalar sırasında ya da yapılmış olan bir safra kesesi ameliyatı sonrasında patoloji tetkiki sonucunda bulunduğu bilinmektedir. Safra kesesi kanseri hastalarının %35’inde tanı konulduğu anda uzak organlara sıçrama (metastaz) yapmış olduğu belirlenmiştir.

Safra kesesi ameliyatı nasıl yapılır?

Günümüzde safra kesesi ameliyatları laparoskopik yöntemle (kansız, kapalı ameliyat) gerçekleştirilmektedir. Teknik olarak safra kesesi standart olarak üç veya dört adet minik (5-10 mm arasında) delikten trokar veya port adı verilen minik bazı uzun aletler girilerek safra kesesi organı klipslenerek ve karaciğerden ayrılarak dışarıya alınır. Günümüzde artık gelişmiş aletler sayesinde, uygun vakalarda, göbekten girilen tek bir delikten (SILS-Single Port Laparoscopy) dahi safra kesesi ameliyatlarını gerçekleştirebilmekteyiz.

Safra taşlarında ameliyat dışında tedavi yöntemi var mıdır?

– Taşların kırılması:Safra kesesi taşlarının kırılması, cerrahi (tıkanma) sarılık ve pankreatit gibi ciddi komplikasyonlara neden olabildiği için, yarardan çok zarar verebilir. Bu komplikasyonlar nedeni ile safra kesesi taşlarının kırılması işlemi terk edilmiştir.

– İlaçla eritme:Ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süreli ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir.

Safra kesesi ameliyatlarında sadece taş mı alınır?

Safra kesesi ameliyatlarında sadece taşın alınması durumunda kısa bir süre sonra safra içeriğinin yoğunluğu nedeniyle safra kesesi sorunu aynen tekrarlar. Bu nedenle cerrahi teknik olarak safra kesesi taşını almak değil, safra kesesi organının tümünü almak gerekir. Bu ameliyata Tıp çevrelerinde ‘kolesistektomi’ ameliyatı adı verilmektedir ve Genel Cerrahi dalında en sık olarak gerçekleştirilen ameliyattır.

Safra kesesinin alınması vücutta ne değişikliğe yol açar?

Safra kesesi ameliyatı ile safra kesesi alınan hastaların yaklaşık %10-25’inde hazımsızlık ve şişkinlik gibi safra kesesi ameliyatı öncesindeki yakınmalar devam edebilir ve bu tabloya ‘Postkolesistektomi Sendromu’ adı verilmektedir.

Postkolesistektomi sendromu’nun acil koşullarda yapılan safra kesesi ameliyatlarından sonra daha sık görüldüğü bilinmektedir. Safra kesesinin alınmasına bağlı olarak başlıca iki sorun görülür:

1. Safranın, safra kesesinde depolanmadan direkt olarak ince bağırsağa akmasından dolayı, safra geri tepmesi (safra reflüsü) ile daha sık olarak mide iltihabı (alkalen reflü gastrit) veya yemek borusu iltihabı (alkalen reflü özofajit) görülmektedir. Bu durumda antiasit (asit giderici) ilaçlar ve proton pompa inhibitörü (PPI) grubu ilaçlar faydalıdır.

2. Safranın ince bağırsağa hızla geçmesine bağlı olarak ishal ve alt karın bölgesinde ağrı görülebilir ve bu durumda kolestiramin tedavisi yararlıdır.