Antibiyotikler Nasıl Kullanılmalıdır?

Antibiyotikler Nasıl Kullanılmalıdır?

Antibiyotikler çok etkilidir. İnsanların hayatlarını kurtarırlar. Hastalık semptomlarının daha hafif geçmesini ve bakteriyel enfeksiyonların daha hızlı tedavi olmasını sağlarlar. Fakat, özellikle ülkemizde antibiyotikler oldukça sık ve gelişigüzel kullanılmaktadır. Bu da birçok farklı bakterinin birçok farklı antibiyotiğe karşı daha dirençli hale gelmesine sebep olmaktadır. Bakterilerin direnç kazanması ise daha önce tedavi edilebilir hastalıkların artık aynı antibiyotiklerle tedavi edilemez hale gelmesine sebep olmaktadır.

Bilinçsiz antibiyotik kullanımı;

  • Mantar enfeksiyonlarının oluşumuna
  • Antibiyotiklere karşı direnç gelişimine
  • Bağırsakta probiyotiklerin kaybedilmesine neden olmaktadır.

 

Bağırsaklarda probiyotik adı verilen 100 trilyon yararlı bakteri vardır. Bu probiyotikler; sindirimi kolaylaştırır, B-K vitaminlerini üretir, immün sistemi destekleyerek kansere karşı korur ve zararlı mikropların çoğalmasını engelleyerek hastalıklardan korur. Bilinçsiz şekilde tek bir tane bile antibiyotik alındığında bu probiyotikler yüzde 20 oranında ölmektedir. Bu probiyotikleri tekrar bağırsaklara geri kazandırabilmek; en iyi organik beslenmeyle bile maalesef 2 yıl içinde mümkün olabilmektedir. Bebekken antibiyotik kullanılması yaşamın ilerleyen dönemlerinde probiyotik kaybına neden olarak enfeksiyonlara karşı duyarlı hale getirmektedir.

 

  Antibiyotiğin gereksiz kullanıldığı durumlar şöyle sıralanmaktadır:

  • Ateş yüksekliği antibiyotik gereksiz kullanımının en sık sebebidir. Antibiyotikler ateş düşürücü değildir. Ateş; bağışıklık sisteminin alarme olması sonucu oluşan, mikropları, tümörü direk yok eden, immün sistem elemanlarını ortama çeken ve vücudun yararına çalışan bir savunma mekanizmasıdır. Ancak ateş yükselmesinde uzmana danışılmadan antibiyotik kullanımı çok yaygındır.

 

  • İltihabi ateş veya ateşli hastalıklardan en sık görüleni üst solunum yolu enfeksiyonu denilen farenjit, larenjit, tonsillit, sinüzit gibi durumlardır. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 75’i viral olduğu için ve antibiyotikler sadece bakterileri öldürdüğü için bu durumlarda çoğunlukla antibiyotik kullanımı gereksizdir.

 

  • İshal vakalarının yüzde 10-20’sinde antibiyotik verilmesi gerekir; gereksiz antibiyotik kullanımı probiyotik dengesini olumsuz etkileyeceği için uygunsuz kullanımında ishalin iyileşme sürecini uzatabilir.

 

  • Grip, nezle gibi hastalıklar viral kökenli olduğu için antibiyotik kullanımı gereksizdir. Sadece ağır enfeksiyon, sepsis, endokardit denilen kalp zarı enfeksiyonu, menenjit denilen beyin zarı enfeksiyonu, zatürre gibi hayatı tehdit edici durumlarda antibiyotik zaman kaybedilmeden başlanılmadır.

 

Doğru antibiyotik kullanımı için dikkat edilmesi gereken unsurlar:

  • Bilinçli ve akılcı antibiyotik kullanımı doktor kontrolünde başlanılmalıdır.
  • Sadece bakteriyel olduğu kanıtlanan hastalıklarda kullanılmalıdır.
  • Mecbur kalmadıkça geniş etkili antibiyotiklerden kaçınılmalıdır.
  • Bağırsak probiyotiklerini koruma amacıyla probiyotik-probiyotik kombinasyonu ile kullanılmalıdır.
  • Direnç gelişmemesi amacıyla saatlerine dikkat edilerek kullanılmalıdır.
  • Zamanından önce bırakılmamalıdır.
  • Antibiyotiklerin çoğu karaciğer ve böbrek yoluyla vücuttan atılırlar. Bu nedenle karaciğer ve böbrekte tahribat yapabilmektedir. Böbrek ve karaciğer hastalarında, antibiyotik tedavisi gerekiyorsa düşük dozlu veya böbrek-karaciğer atılımı olmayan ilaçlar tercih edilmelidir.