Üroloji Hastalıkları


Prostat nedir?

Mesanenin alt tarafında yer alan, mesaneden sonraki idrar yolunun (üretra) başlangıç kısmını çepeçevre saran, ceviz büyüklüğünde ve yaklaşık 20gr ağırlığında bir organdır. Sadece erkeklerde bulunur.

Meninin (semen) sıvı kısmının oluşmasına yardımcı olur.

İyi huylu prostat büyümesi (benign prostat büyümesi, benign prostat hipertrofisi), prostat kanseri ve prostatın iltihabi hastalıkları.

Vardır. Bilinen risk faktörleri yaş ve hormonal durumdur.

Hayır. Şu an için her 2 risk faktörü de önlenemeyecek niteliktedir.

Sık sık idrara çıkma, geceleri sık idrara çıkma, idrar yapmaya başlamada zorluk, kesik kesik idrar yapma, idrarı ileri fırlatmada azalma, idrar yaptıktan sonra rahatlayamama yani idrar torbasında idrar kalma hissi, idrar kaçırma.

Evet. Prostatın diğer hastalıkları olan prostat kanseri ve prostatın iltihabi hastalıkları da aynı belirtilere neden olabilir. Ayrıca üretra darlığı, üriner sistem enfeksiyonları, üriner sistem taş hastalığı ve mesanenin nöromüsküler fonksiyon bozuklukları gibi hastalıklarda da aynı belirtiler görülebilir.

Evet. Her erkek 50 yaşından sonra hiçbir şikayeti olmasa da yılda bir defa PSA tetkiki ve rektal tuşe yaptırmak amaçlı üroloji uzmanına gitmelidir. PSA, ağırlıklı olarak prostattan salgılanan ve prostat hastalıklarında kanda miktarı yükselen bir maddedir. Prostat kanserinin erken tanısının konmasında çok yardımcıdır.  Rektal tuşe ise makattan parmakla muayene anlamına gelir. Bu muayene ile prostatın yapısı hakkında önemli bilgiler elde edilir ve çok değerli bir muayene yöntemidir. 1. derece akrabalarında prostat kanseri öyküsü bulunan kişiler için bu kontrollere başlama yaşı 40’tır.

Az önce belirttiğim şikayetlerle bir üroloji uzmanına başvuran hastaların şikayetleri değerlendirilir. Bu şikayetlerin derecesini doğru ve objektif bir şekilde değerlendirmek için IPSS adı verilen uluslararası bir semptom skorlama sistemi kullanılır. Bu şekilde hastaların şikayetleri hafif, orta ve ağır olarak sınıflandırılır. Daha sonra bu hastalardan ayrıntılı bir tıbbi öykü alınır ve fizik muayene yapılır. Bu hastalara ayrıca idrar analizi, az önce belirttiğim PSA tetkiki, böbrek fonksiyonu hakkında bize bilgi veren serum kreatinin ölçümü yapılır. İdrar akımı hakkında bilgi sahibi olmak için uroflow denilen idrar akım testi, işeme sonrasında mesanedeki artık idrar miktarının ölçümü ve üriner sistemin ultrasonografik incelemesi bu hastalığın tanısının konması için yapılacak diğer tanısal incelemelerdir.

Tedavisiz takip, medikal tedavi ve cerrahi tedavi tedavi yöntemleridir.

Hastaların şikayetlerinin derecesi hafifse tedavisiz takip önerilir. Bu hastalara bazı yaşam tarzı önerilerinde bulunulur. Bu yaşam tarzı önerileri günlük ortalama sıvı alımının 1,5-2lt ile sınırlanması, soğuktan kaçınma, kafein, baharat ve alkolden uzak durulması ya da azaltılması ve varsa kabızlığın tedavi edilmesidir.  Hastaların şikayetlerinin derecesi orta ya da ağırsa ve cerrahi tedavi için mutlak bir gereklilik yoksa medikal tedavi önerilir.

Bu amaçla 3 grup ilaç kullanılır. 1. gruptaki ilaçlar mesane boynundaki ve prostatın sardığı idrar yolundaki düz kaslarda gevşeme yaparak etki ederler. 2. gruptaki ilaçlar erkeklik hormonu olan testosteronun vücuttaki aktif formuna dönüşümünü engelleyerek etki ederler. 3. gruptaki ilaçlar farklı etki şekilleri olan bitki ekstreleridir ve henüz bilimsel etkinlikleri tam olarak kanıtlanmamıştır. 2. ve 3. gruptaki ilaçlar prostat hacmini küçültseler de medikal tedavi bu hastalıkta semptomatik fayda sağlar ve etkinlikleri için sürekli kullanımları gerekir.  

Evet. Bulantı, kusma, ishal, baş dönmesi, göz kararması, baygınlık hissi, baş ağrısı, iktidarsızlık, cinsel istekte azalma, boşalma düzensizlikleri ve jinekomasti yani memelerde büyüme gibi çeşitli yan etkileri vardır.

Medikal tedaviden fayda görmeyen hastalar, medikal tedavi istemeyen ve ısrarla cerrahi tedavi isteyen hastalar, tekrarlayan üriner retansiyon yani tekrarlayan idrar yapamama şikayeti nedeniyle sonda takılma ya da göbek altı kateter takılma öyküsü bulunan hastalar, tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu öyküsü bulunan hastalar, tekrarlayan ve medikal tedavi ile düzelmeyen hematüri öyküsü bulunan hastalar, iyi huylu prostat bezi büyümesine bağlı olarak gelişen böbrek yetmezliği olan hastalar ve büyük mesane taşları olan hastalar cerrahi tedavi önerilen grupta yer alırlar.

Cerrahi tedavide açık ve kapalı olmak üzere 2 farklı yöntem uygulanır. Bu yöntemlerden hangisinin uygulanacağına hekim karar verir. Açık yöntem gelişen teknolojiyle birlikte artık daha az uygulanmakla birlikte prostat hacmi büyük (>100ml) olanlarda ve beraberinde büyük mesane taşı ya da mesane divertikülü yani mesanede fıtıklaşması olanlarda uygulanır. Kapalı yöntem ise cerrahi tedavi olması gereken diğer hasta grubuna uygulanır.

Evet. Bu komplikasyonlar erken dönem ve geç dönem olmak üzere 2 gruba ayrılır. Erken dönem komplikasyonları işeyememe, kanama ve üriner sistem enfeksiyonu. Geç dönem komplikasyonları idrar kaçırma, iktidarsızlık ve mesane boynunda darlıktır. Açık yöntem de bunlara ilave olarak yara yeri enfeksiyonu gelişebilir.

Uygulanacak tedavi yöntemine göre hastalar mutlaka farklı zaman aralıklarında kontrol edilmelidirler. Bu kontroller genellikle 6. hafta, 3. ay, 6. ay ve 1. yılda yapılır.