Nöroloji Hastalıkları


Sara Hastalığı (Epilepsi)

Beyindeki sinir hücrelerinde, uyarılabilirlikdeki artış nedeniyle meydana gelen elektriksel boşalımlardır. Bu sırada bilinç, davranış, duygu, hareket ve algılamada değişik miktarlarda bozulmaya neden olabilir. Nöbet tipleri ve aralık-sıklıkları çok değişken olmakla birlikte her hastadaki nöbet genellikle aynıdır ve pek değişmez. Toplumda görülme sıklığı bin kişide 5-10’dur. Çocukluk ve ergenlikte sıklığı artar, sonra bir miktar düşer, ileri yaşlarda inme, tümör ve benzeri nedenlerle tekrar sıklığı artar.

Sara hastalığını bilinç kaybı yapan ve yapmayan diye kabaca iki tipe ayırmak mümkündür. Bunun yanında hastalık yüzlerce değişik şekilde karşımıza çıkabilir. Ayrıca tomografi veya MR ile beyinde problem tespit edilenler yada edilmeyenler diye de ayırmak mümkündür.

Sara hastalığı tek başına bir hastalık olabildiği gibi, inme, kanama, tümör, menenjit, kan şekeri düşmeleri, zehirlenmeler, beyin ödemi gibi hastalıkların bir bulgusu olarak da karşımıza çıkabilir. Bunlar genellikle esas hastalığın tedavisi ile düzelen hastalıklardır. Ancak birden çok antiepileptik ilaç kullanılmasına rağmen düzelmeyen hatta sıklığı bile azalmayan tipleri de vardır.

Sara hastalığında da esas önemli olan iyi bir öykü almaktır. Yani hasta ve daha çok ailesi nöbeti çok iyi tarif etmelidir. Çoğu zaman bu anlatılanlar dışında elde bulgu olmamaktadır. Bunun yanında, genellikle, bu şikayetler ile gelen hastada kan biyokimyası, EEG, beynin görüntülenmesi standart işlemler olup takip ve tedavide çok yardımcıdırlar.

Ülkemizde sara hastalığı olan insanlar ve aileleri için en önemli sorun; bunun toplum tarafından bilinmesi olarak düşünülmektedir. Bunun utanılması ve gizlenilmesi gereken bir konu olarak değerlendirilmesi yanlış ve hasta için de çok sakıncalıdır. Gelişmiş ülkelerde olan ve gerçekten de yapılması gereken bu hastaların üzerlerinde hastalığını ve tedavisini içeren uyarı kartlarının hasta tarafında taşınmasıdır. Çünkü bu belki de o kişinin hayatını kurtaracaktır.

Sara hastası kadınlar için diğer önemli bir konu da çocuk sahibi olmalarının mümkünlüğüdür. Bu kişilerin hamile kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak bu hastalar gebelik dışında sara hastalığı içinde nörologla birlikte takip edilmelidirler. Kullanılan antiepileptik ilaçlar olabildiğince düşük dozda ve mümkünse sadeleşmiş biçimde kullanılmalıdır.

İlaç kullanımı ile nöbetleri kontrol altında olan hasta için diğer önemli bir nokta da; ilacı ne zaman bırakacağıdır. Bu, hasta ve ailesi için çok önemli olup doktoralara baştan itibaren ve en sık sorulan sorudur. Bununla ilgili kesin bir yöntem yoktur. Çünkü her hasta kendi başına farklı bir hastalık şekli olup her hastayı kendi içinde değerlendirmek gerekir. Ama kabaca bir genelleme yapılırsa; 3 yıl nöbet geçirmeyen ve EEG’si normal olan bir kişide ilaç azaltılıp kesilebilir. Eğer nöbet tekrarlamazsa sorun ortadan kalkmış denilebilir. Ancak bazı nöbet tipleri vardır ki bunlar tüm hayatları boyunca ilaç kullanmak zorundadırlar, hatta bazı hastalarda nöbetleri tamamen ortadan kaldırmak mümkün olamamaktadır.

Sonuç olarak sara hastalığı olan kişiler nörolog tarafından mutlaka görülmeli ve takip edilmelidirler. Kişi doktorunun tarifi dışında ilaç kullanmamalı ve hayatını bu hastalığa göre